Bazen ne istiyorum biliyor musun, benliğimin önemini yitirdiği bir zamanda, başımı dizine düşürmek. Göğsüne belki de.

Hikayelere, seslere ve geceye dair.
Bazen ne istiyorum biliyor musun, benliğimin önemini yitirdiği bir zamanda, başımı dizine düşürmek. Göğsüne belki de.
Hayat akıp gidiyor. Akıp giderken içinde beni de sürüklüyor. Bu bir sürünceme hali. Yorgun, huzursuz ve tedirginim. Her gün, bir sonraki güne, hatırlamak istemeyeceğim sabahlar bırakıp duruyorum; donmuş ve kaskatı.
Sabahın ilk saatleri, bir huzursuzlukla uyandım. Durumun getirmiş olduğu bozuntuyu kendime çok da aks ettirmeden, ani bir kararla yataktan kendimi aşağı ittim. Güzel de düştüm. O düşüş beni kendime getirmese … Okumaya devam et “Charles Duell ve Bir Takım Huzursuzluklar”
Kaç gün dönümünden geçtiyse köhne bedenim, her birinin bileti yırtık cebimde duruyor. Geçtiğim yolları ve kadınları da unutmuyorum. Çünkü bir gün renklerim solmaya başladığında anılarımdan kalan boyalardan çalacağım. Başka bir … Okumaya devam et “Bir Tozun Güncesi”